Annem ve Hayatın Anlamı
KİTABIN ÖZETİ
“Nietzche
Ağladığında” ve “Aşkın Celladı” gibi ülkemizde de çok satan ve tanınmış
kitapların yazarı Irvin Yalom, bu kitabında psikoterapi ve uygulamaları
üzerinde durmuştur. Gündelik hayatta bizlere uzak bir terim olan
psikoterapiyi bizlere daha yakından tanıtmak için Yalom kitabında,
yaşanmış hikayelere yer vermiştir. Bu hikayelerde kendimizi ve
geçmişimizi sorgulamamız da isteniyor. Aslında bu da kitabın temel
amacını özetliyor.
Kitap; birbirinden
bağımsız gibi görünen ama gizli bir bağla bağlanan altı hikayeden
oluşmuştur. Bu hikayelerin dördü yazar Irvın Yalom’ un hastalarının,
diğer ikisi de yakın arkadaşı Dr. Steve Lash’ in hastalarının
öykülerinden oluşuyor. Birinci hikaye olan
“Annem ve Hayatın Anlamı”, yazar Irvın Yalom’ un kendi kabuslarının ve
ölmüş üvey annesiyle yüzleşmesini anlatıyor. Aslında yazar burada hasta
olarak kendini görüyor ve kendi kendine tedavi uygulama yöntemini
deniyor. Hayatının her anında hiç de hoş hatırlamadığı annesiyle olan
ilişkisindeki pişmanlıkların su üstüne çıkması ve bu ilişkideki suçun
kendisinde de olmasından duyduğu pişmanlıkların önüne geçmek için
geçmişe yaptığı yolculuk anlatılmış. Aslında bu hikaye bizlere kişinin
kendi kendisine de psikoterapi uygulayabileceğinin iyi bir
göstergesidir.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet
İkinci hikaye,
yazarın ölümcül bir kanser hastalığına yakalanmasına rağmen hayattan
kopmayan, çevresine umut dağıtmayı sürdüren Paula adlı hastasıyla
ilgili. Yazar, Paula ile olan ilişkisini, doktor-hasta ilişkisinin çok
üzerinde görüyor. Paula; yazarımızın hem hastası, hem grup tedavi
yönteminde yardımcısı hem de yakın bir sırdaşı görevlerini üstleniyor.
Ölümcül bir hastalığa yakalanmasına rağmen, yaşama sevinci ve çevreye
yaydığı enerjisi, Dr. Yalom’ un Paula’ ya hayran olmasının sebeplerini
özetliyor. Hayatının kalan kısmını kendisi gibi kanserli hastalarla
geçirmeye adayan Paula’ nın ölümüne kadar olan zamandaki Dr. Yalom ile
olan yakın ilişkisinin de özeti veriliyor.
Kitapta yoğun
işlerinden dolayı Paula’ ya yeterli zaman ayıramayan Dr.Yalom’ un,
hastasının ölümünden sonraki düşünceleri ve onun işlerini devam
ettirmesi de anlatılmış.
Üçüncü hikaye
ise farklı sorunlar taşıyan hastaların biraraya gelerek, Dr.Yalom
tarafından oluşturdukları psikoterapi grubunun işleyişi ve çözümler
üretmesi ile ilgili. Her biri umutsuz gibi görünen hastaların
tedavisinde yine kendilerini kullanarak çözüm aramak yöntemini, Dr.
Yalom bu grupta başarıyla uyguluyor. Tekerlekli sandalye ile yaşamak
zorunda olan ve bundan ötürü içine kapanık ve hayata küsmüş Maglonia,
kas hastalığından dolayı yatağa bağlı Martin, intihar girişiminden
dolayı yarı felçli Dorothy, anoreksik hastalığına yakalanmış iki bayan
Rosa ve Carol; grubun üyelerini oluşturmaktadır. Grup üyelerinin
birbirlerine kısa sürede kaynaşmaları; tedavi süreçlerini de etkilemiş,
sonuçları daha kısa sürede ve daha olumlu sonuçlandırmıştır.
Dördüncü hikaye;
çok sevdiği ağabeyini ilk gençlik yıllarındaki bir araba kazasında
yitirmiş ve daha sonrada beyin kanserine yakalanmış kocasının ölümünü
yaşamakta olan, duygusal olarak kenetlenmiş Irene ve Dr. Yalom’ un yas
terapisi ile ilgili çalışmalarını konu ediyor. “Yas Terapisinde Yedi
İleri Ders” adlı hikayede Dr. Yalom, Irene’ nin rüyalarından hareketle
tedavi yöntemi seçiyor. Periyodlar halindeki seanslarda Irene’nin
rüyalarındaki ve gerçek hayattaki iyileşme belirtileri tedavinin de
asıl amacına ulaştığını gösteriyor.
Son iki hikaye
Dr. Yalom’ un arkadaşı Dr. Lash ve hastaları ile ilgili. “Çifte
Açıklama” adlı hikayede, Dr. Lash’ in hastaları ile olan diyaloglarını
kasetlere alması ve bunları hastalarına dinleterek onların da seanslar
hakkındaki görüşleri ile ilgili yaptığı çalışmalar konu edilmiş. Fakat
bu kasetlerin birinde önceden kaydettiği ve silmeyi unuttuğu kendi
yorumlarını, hastasının dinlemesi ve tedavi sürecinde meydana gelen
mevcut değişmelerin seanslara da yansıması anlatılıyor. İçine kapanık
hastasının bu yorumlardan sonra; yorumlara yönelik davranması, olayları
irdelemesi ve kendi kendine güven kazanması anlatılıyor.
Yedinci ve son
hikaye olan “Macar Kedinin Laneti” adlı hikayede Dr. Lash’ in; sürekli
kabuslar gören hastasının tedavisinde ilerleme kaydetmek istemesi ve
kendisinin de onun gibi davranışlar içerisine girmesi konu edilmiş. Bu
yöntemin sonuçlarının hastaya yararı olmasıyla birlikte, Dr. Lash’ in
bazı geçmiş olaylarla da yüzleşmesini sağlamıştır. Bir psikologun bile
bazı sorunlar karşısında ne yapacağının bilememesi ve yardım
istemesinin normal olduğu vurgulanıyor.
“Annem ve Hayatın
Anlamı”, ölüm ve insanın daha anlamlı yaşamak için verdiği kişisel
mücadeleler üzerine derin gözlemler içeren bir kitap. Terapi
kelimesinden korkulmaması gerektiği mesajını iletmeye çalışılıyor. Her
şeyin birinci kuralının inanmak ve sevmek olduğunu bizlere bir daha
hatırlatıyor.
|